Kürtlerin kökeni
KÜRDLERİN KÖKENİ
Kürdlerin
ataları kimlerdir konusu bir hayli çorba edilmiş meselelerdendir. Hititler,
Urartular, Medler… bu atalar böyle uzayıp gitmektedir. Kürtlerin
sahiplendikleri ataların bir kısmını, Orta Asya’daki bazı halklarda
sahiplenmektedir. Zira Kürtler o kadar çok ata sahiplenmiştir ki Orta Asya
halkına başka ata kalmamıştır…Kürtler tarihte yaşamış ve silinmiş uygarlıkları
sahiplenmekle, kendilerine ata edinmekle kalmayıp, önemli bilim insanları ve
kumandanları dahi sahiplenmişlerdir, bunlar ‘Kürt’tür’ diyebilmişlerdir. Hatta
bir takım Türk beyliklerini, Kürt beylikleri olarak anlatmışlardır ki bunların
tarihte hiçbir karşılığı yoktur. Birçok millet, ataları ile övünmek adına
akıldan, mantıktan, bilimden uzak iddialar ortaya atmıştır. Yani anlattıklarımız
sadece Kürtlere ait bir durum değildir.
Kürtlerin,
bugün yaşadığı coğrafya ölçü alınıp, burada binlerce sene önce falan millet
yaşamıştı. “O zaman bu millet Kürtlerin atasıdır” demek saçma bir iddiadır.
Zira binlerce seneden bahsediyoruz ve o millet de oraya sabitlenmedi, hapis
edilmedi, bunlar göç etmiştir, düşman sebebiyle dağılmıştır. Bir diğer mesele
ise Kürtçeden yola çıkarak kadim uygarlıkların dilleri arasında bir bağ kurma
saçmalığıdır. Diller arasında fantastik bağlar kurarak, falan uygarlıklar da
Kürt’tü demek bütünüyle saçmalıktır. Bugün Türkçede onlarca İngilizce kelime
var. Bundan 200 sene sonra biri kalksa “İngilizler Türk’tü dese” doğru olur mu?
Hülasa, saçma etimolojik tahlillerle Eskimoları dahi Kürt yapabilirsiniz.
Tarihte Kürtlerin
dağlık yerlerde yaşadığı genel olarak kabul edilir. Tarih bilimine baktığımızda
Kürtlerin ne olduğu ciddi manada tartışma konusudur. Ragıp el-Isfahaninin
naklettiği gibi uydurma bir hadis üzerinden Kürtleri “cin topluluğu” yapan mı
dersiniz. Hazreti Süleyman’ın yüzüğünü türlü oyunlarla çalıp, onun cariyeleri
ile yatan Casad isimli şeytanın soyundan geldiğini iddia edenler mi dersiniz.
Arapların çeşitli kabilelerine bağlayanlar mı dersiniz. Hazreti Nuh’tan
geldiğini söyletenlerde yok değildir. Envai çeşit
rivayet bulabilirsiniz….
Kürtlerin
kökeni hakkında Ruslar ve Avrupalı araştırmacılar tarafından çalışmalar
yapılmışsa da bir neticeye varılamamıştır. Ruslar, Avrupalılar ve yerli
Kürdologların araştırmaları birbiri ile bağdaşmaz hepsi çeşitli temayüller ile
Kürtleri bir millete bağlamıştır. Eğer Kürtler illaki tarihe bakıp bir etnik
köken arayacak olsalar “Araplar veya Perslerden geldik” demeleri en makul
tercih olacaktır. Aksi taktirde kimse cinden şeytandan geldiğini kabul etmez.
Günümüz araştırmalarına bakarak da “Karduk, Gürcü, Medler, Mannalılar”diyebilirler. Fakat bu araştırmalarla Kürtlerin kökenine dair bir şey söylemek
imkansızdır. Kürt tarihi hakkında araştırmalar yapılmışsa da bunların hepsinin
belgeden uzak, bilime ters araştırmalar olduğunu söylemek haksızlık olmayacaktır.
Bu sahada kalem oynatanlar ancak kendi fantezilerini kitaplaştırmışlardır.
2008 de vefat
eden Mehdi Halıcı (Cemşid Bender) isminde bir şahıs vardır ki kendisinin
Bediüzzamana muhabbeti de vardır. Merhumun “Kürt tarihi ve Uygarlığı” kitabı
komedyenlere taş çıkaracak türdendir. Bir insan bu kadar şeyi niye uydurur…ilk
takvim, ilk kerpiç, ilk uzunluk, ağırlık, matematik, geometri ölçüleri hesapları,
ilk tedavi, ilk masaj, ilk petrol, ilk antlaşma, ilk binek aracı… Kürtler tarafından
bulunmuş ve yapılmıştır. Merhum bütün bunları söyleyip de Hazreti Adem’in Kürt
olduğunu ilan etmemesi ayıp olurdu. Nitekim mezkûr kitapta bu iddiayı da ima
ile dile getirmektedir. Bu iddialara ancak gülünür. Merhum yazar bunları bilim
kurgu romanı olarak piyasaya sunsaydı, çok iyi yerlere gelebilirdi. Nasip
meselesi…Merhumun takipçileri de merhumu aratmamaktadır. Bunlar da Kürtler
Amerikayı keşfetti. Aya çıktılar. Babil kulesini Kürtler inşa etti… gibi
iddialar ile soylarını kutsarlar.
Kürt tarihi
hakkında birçok kişi kalem oynatmıştır ama kimse Cemşid reis kadar uçmamıştır. Bu
hususta kalem oynatıp sahte belge veya yalan bilgi üretenlerde, yine bizzat
Kürt yazarlar tarafından, bir kısmıda başka araştırmacılar tarafından ifşa
edilmiştir. Kürt tarihi ve dili hakkında yazılan eserlerin en önemli ortak
noktaları ise “belgesiz” olmalarıdır. Kürtlerden büyük alimler ve yazarlar
çıkmışsa da Kürt tarihi yazarları arasında belgeye dayalı bir Kürt tarihi yazan
birisinden bahsedilemez. Ayrıca bugün müzelerde Kürtlere ait sanat eserlerine
rastlamanız da olanaksızdır. Mitanniler Kassitler Hurriler Kürt ilan edilmekte
bunlara ait eserlerde haliyle “Kürt sanatı” olarak lanse edilmektedir. Ancak bu
uygarlıkların Kürtlerle bağlantılı olduğuna dair ciddi bir belge ve bilgi
yoktur.
Yorumlar
Yorum Gönder