Selam vermek/almak
SELAM VERMEYİ BİLİYOR MUYUZ?
ES-SELAMU ALEYKUM
İnsanımız selam
vermesini bilmiyor dersek abartmış olmayız. Sadece “Selam” demek yahut
“Merhaba” demek dinimizde sünnet olan “Selam verme” mefhumunu
karşılamamaktadır. Faziletli olan
selam verme şekli “es-selamu aleykum” şeklinde olan selam vermedir. Zira
es-selam Allahu Teala hazretlerinin isimlerindendir. Büyük alimlerden olan
Kuşeyri Allah’ın Es-Selam isminin kişinin selim bir kalp ile Mevla’sına
ulaşması şeklinde ifade eder. Yani bir insana “es-selamu aleykum” dediğimiz
zaman aynı zaman da “Allah, sana es-selam isminden nasibini versin yani
selametli bir şekilde kendisine ulaştırsın” diyoruz. Selamın bir gayesi ise
karşıdaki insana “benden emin olabilirsin” mesajını vermektir.
“Es-selam”
ayrıca “Selam” dan daha geniştir. Alimler demişlerdir ki buradaki “el” takısı
umumluk ifade eder. Kuran-ı kerimde ise Selam, hem “Selamun aleykum” hem de
“es-selamu aleykum” şeklinde iki şekilde de geçer. Ancak denildiği üzere
“Es-selamu aleyküm” faziletli olandır. Halk arasında
“Selamu aleykum” da denir ki bu sadece Türkiye’de değil bazı Arap ülkelerinde
de böyle söylenir. Selamun yerine selamu söylemek dile daha hafif gelir, tabiri
caizse söylemesi daha pratiktir. Bu sebeple Araplar asırlardan beri Selamu
Aleykum şeklinde selam vermişlerdir. Nitekim Selamun yerine selamu demek manaya
da bir zarar vermediğinden caiz görülmüştür. Türkiye’de yine aynı durum söz
konusudur. İnsanlar “okuyacağım” demeyip daha kolayı olan ve aynı manaya gelen
“okuycam” kelimesini kullanır.
Sünnet olan
selamı verdikten sonra farz olan selamı almakta da birtakım sıkıntılarımızın
olduğuna kaniyim. İnsanlar selam alırken “ve-Aleykum selam” yerine “Aleykum
selam” demektedir. Buradaki “ve” çoğu zaman atılır. Halbuki “ve” burada boşuna
değildir. “Ve-Aleykum selam” diyerek aynı zamanda “Selam sana ve bana olsun”
demiş oluyoruz. Yine bazı kereler Selam
alınırken “Aleyna ve aleykum selam” denir ki “Aleyna” demenin lüzumu olmadığı
gibi sünnette de yeri yoktur. Bir yere girerken ve çıkarken selam vermek
sünnettir. Selam verirken ve alırken “ve rahmetullahi ve beraketuh” da eklense
alınacak sevabın daha ziyade olacağı da belirtilmiştir.
Selamlaşmak bir
adaptır. Selam verirken bir ağız alışkanlığı olarak değil. Şuurlu olarak selam
vermeliyiz. Nitekim İslam topraklarında yaşayan Ateistlerde ağız
alışkanlıklarından ötürü Selam verirler. Selam verirken eğilmemeliyiz. Osmanlılarda
temenna dedikleri hafif baş eğerek selamlama şekli varsa da bu bir tazim
ifadesidir. Başka bir şeyle karıştırılmaması gerekir. Selam verirken eli göğse
götürme ya da kafaya kaldırmanın İslam’da yeri yoktur. [1] Son olarak Kafire
selam verilmez ancak “merhaba” denebilir.
1 Bu bahsi geçen hareketlerin
sünnetteki selam ile bir ilgisi olmadığına inanılıyorsa böylede selam
verilmesinde bir mahzur yoktur. Zira adam uzakta olabilir. El işareti ile selam
verilebilir. Ancak yine de sessizce selamün aleyküm demelidir.
Yorumlar
Yorum Gönder