Acem palavraları II
Şii kaynakların pek
çoğunda “Resûl-i Ekrem’in kendisiyle Hz. Ali’nin, Hasan’ın, Hüseyin’in ve
Hüseyin neslinden -hadiste adları anılmayan- dokuz kişinin mâsum olduğu rivayet
edilmektedir.
Şii vatandaşın birisi bu
uyduruk hadisi Yenabiy’ül meveddet isimli kitaptan naklediyor. Kitabın
yazarı El-kunduzi 19. Asırda yaşamış. İmamiye şiası itikadına sahip bir şahıstır.[1] Dört eser yazmış bunların hepsi de İmamiyye Şia’sını savunma sadedinde
eserlerdir. Bazı şiiler bu adamı ehlisünnet zannederler. Eserlerinden de
anlaşıldığı üzere asla ehlisünnet değildir. Üstelik ‘sahtekar” bir kimsedir.
Kunduzi kitabındaki bir
kısım rivayetleri “gayetül meram’ adlı ahbari şiilerinden olan el-bahrani'nin
kitabından almıştır. Bunun vasıtasıyla da çeşitli
şii kitaplarından rivayetler nakletmiştir. Kitabında çeşitli kaynaklardan rivayetleri
nakleder fakat “aynısını nakletmez”. Ehlisünnet kaynağından almış gibi
bir izlenim uyandırmak için kaynakların ismi noktasında sahtekarlık yapar.
Yukarıda zikredilen rivayetinde aslı astarı yoktur. Üstelik Bunlar uyduruk hadislerindeki 9 rakamını genişletip 14'e kadar çıkarırlar. bu 14 kişi son peygamber hariç bütün mahlukattan üstündür diye de iman ederler.
Şimdi, şia ile ehlisünnetin
hadis telakkisine kısaca değinelim. Mesele açıklığa kavuşacaktır.
Kuleyni'nin "el-kâfî" isimli kitabı şiilerin
üzerine ittifak ettiği hadis kaynağıdır. Bu şianın en sahih
kaynağıdır. Genel olarak Şii hadis kaynaklarına baktığımızda şianın
hadislerinin %80’ni Caferi sadıka nispet edilir. Bazı imamların rivayeti
ise yok denecek kadar azdır. Yani Caferi Sadıktan gelen rivayetler yok olsa ‘şia’nın
elinde bir şey kalmaz. En sahih kaynak kabul ettikleri Kuleyni’nin Kafi’sinde
imam caferin kur’anın tahrif edildiğine dair 20 hadisi bulunur. Güya
imam Caferi sadık kur’an’ın sahabeler tarafından tahrif edildiğini söylemiştir.
Şiiler İmam cafer adına o kadar hadis uydurmuşlardır ki bizim kaynaklarımızda
imam caferden nakledilen hadisin senedine ihtiyatla yaklaşılmıştır. Şianın en
sağlam hadis kitabının durumu böyledir.
Şiilerde bir kısım vardır
ki bunlara el ahbariyyun denir. Bunlar kendi kaynaklarını kütübul erbaa
dedikleri kitapları sorgusuz sualsiz hepsini kesin olarak kabul ederler.
Kaynaklarındaki hadislerin sıhhatlerini sorgulamazlar. Biz de ise cerh ve
ta’dil yani hadisi tenkit mekanizması vardır. Şiiler diyorlar ki “bu sistem
ehlisünnetin bir komplosudur”. Güya ehli sünnet cerh ve ta’dili şii
rivayetleri ortadan kaldırmak için oluşturmuştur.
Şiilerde bir diğer kısım
ise usuliyyun fırkasıdır. Bunlar ahbariyyun fırkası ile tarihte ciddi
kavgalara girmişlerdir. Halen daha tartışmalar devam etmektedir. Usuliyyun
fırkası kendilerine göre bir cerh ve ta’dili kabul etmişlerdir. Fakat bunlar daha
çok sened tenkidi yapmışlardır. METİN TENKİDİ YAPSALAR REZİL OLURLAR. Usuliyyun
fırkası, Kutubul erbaa kitabını’da diğerleri gibi kesin olarak kabul
etmezler. Bunun içinde sahih olan olmayan rivayetlerin olduğunu da
söylerler.
Usuliyyun fırkası hangi
hadisin zayıf hangisinin sahih olacağına dair ortaya koydukları bir usulleri
yoktur. Çünkü böyle bir şey yapsalar, hele ki ehlisünnetin hadislerin sıhhatine
dair geliştirdiği mekanizmayı kendi kitaplarına uygulasalar. Şii rivayetlerin
belki de hepsi gümbürtüye gidecektir. Çok ilginç değil mi? Bizde “uydurma
hadislerin toplandığı kitaplar vardır. Şiilerde böyle bir şey yoktur. ÇÜNKÜ
BÖYLE BİRŞEYE CESARET EDEMEZLER.
Şia derki ravi adil olacak.
peki adil ravi kimdir? Diyorlar ki “İslam’a inanan ve mü’min olan kişidir”. Bunlara göre 12 imamın imametine inanana mü’min denir. Bu da demek oluyor ki sahabilerin
hepsi devreden çıktı. Nitekim sahabilerden 11 civarı sahabi hariç diğer
bütün sahabileri tekfir ederler. 12 imamcı olmayan ravileri yani bizim
kaynakların hepsini reddederler. Zira 12 imamcı sahabi yoktur. Zaten
o devirde 12 imam inancı yoktu. Bu sonradan sistemleştirilmeye
çalışılmıştır. Haliyle bunlar ehlisünnetin kaynaklarını asla kabul etmezler. Ama
işlerine gelince de delil getirmesini bilirler.
Hülasa:
Şiiler hicri 3-4. asırda bir
dünya rivayet uydurmuşlardır. Uydurma hadis senetleri üzerinden de kendilerini
1. döneme kadar götürürler. Mesela diyorlar ki peygamber hazreti alinin
imametini ilan etmiştir. Halbuki bu büyük iftiradır.
[1] İmamiye şiasının itikadını https://musahabat.blogspot.com/2020/09/imamiyye-siasnn-itikad.html linkten okuyabilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder