Milli şairimiz Mehmed Akif
Milli
şairimiz Mehmed Akif
Milli şairimizin vefatının
sene-i devriyesindeyiz, merhum 27 aralık 1936’da vefat etti. Akif her sene bir
din alimi bir evliya makamına çıkarılıp yad edilir. Merhumu eleştirenler ise tabiri
caizse vatan haini, cahil ve çapsız oluverir. Halbuki Akif bey insandır yani hatadan
münezzeh değildir. Bu yazıda milli şairin herkesçe malum olan birtakım hatalarını
ele alacağız.
1908 senesinde sıratımüstakimde
Mısırlı meşhur Mason Abduh’un birçok makalesini tercüme etmiştir.
Abduh 1872 senesinde
Ehl-i Sünnete aykırı görüşleri yüzünden istanbuldan kovuldu. Mısır’a gitti.
burada Efgani ile tanışıp reformcu fikirlerin tesirinde kaldı. Fikirleri çok
aşırıydı, denebilir ki kafirden daha çok islama zarar veriyordu. O kadar aşırıya
gitti ki 1899’da İngiliz desteğiyle mısır müftülüğüne getirildi. Banka faizinin
caiz olduğunu söyledi. hayatı böyle rezaletlerle doludur. Asıl sorumuza gelecek
olur isek “Bu derece sapkın bir insanın makalelerini milli şairimiz hangi maksadla
tercüme etmiştir…?
Kızını ömer rıza doğrul
gibi Mason, içkici fasık bir kimseye verdi.
Ömer rıza doğrul büyük
bir masondu. Akif ile Mısır’da tanıştı, kızı cemile ile evlendi. Ömer aynı zamanda
sağlam içiciydi. Tek içki içen Ömer’de değildi. Akif’in arkadaşlarının ve
çevresindeki kimselerin ne derece içkiye düşkün olduğu herkesçe malumdur.
Atatürk devrinde yazdığı kur’an tefsirini de rakı masasında kaleme almıştı.
Mason bir kimsenin yazacağı tefsirden ne çıkar?... Ömer, takip ettiği
reformistlerin tesiriyle ayetleri kendi görüşleriyle tefsir etmiş, kafirlere
hizmet etmiştir…Damat Ömer aynı zamanda cumhuriyet ideolojisini şiddetle savunan
bir kimseydi.
İslam halifesine sövgüler
Mehmed Akif, 1909 senesinde
Abdülhamid hanı şiddetli bir şekilde tenkid etmiştir. Abdülhamid han’a
söyledikleri hiçbir şeyle izah edilemez…
Ah efendim o herif yok mu
kızıl kafirdi / Ah efendim o ne hayvan, o nasıl merkepti. Akif’in bu ve buna benzer
sözleri asla kabul edilemez…Müslümana kafir diyeninde ne olacağını ehlisünnet
fakihlere sorabilirsiniz. M. Akif, Veli padişaha yapılan bu sövgülerden pişman
olunup tövbe etmiş midir? Bu sözlerinden sebeple pişman olup tövbe ettiğine
dair bir kayıt yoktur.
Milli şair denilen şairin
çevresinin Müslümana yaraşır şekilde olması, ağzından ağır sözler çıkmaması, ehlisünnet
bir şair olması beklenirken halifeye söven, masonları metheden, etrafı islamdan
uzak kimselerle dolu bir kimse olması gerçekten büyük bir rezalettir.
Yorumlar
Yorum Gönder