İskilipli Atıf Hoca hain mi?
1 kasım 1925 senesinde
şapka kanunu çıkarıldı. Kemalistler buna Türk devrimi diyorlar. Türklükle bir ilgisi olmadığını bile bile böyle diyorlar. Ataları Atatürk’ün
taktığı şapkayı ateşli bir şekilde savunup şapka takmamaları da ayrı bir
tuhaflıktır. Şapka kanunu çıktıktan sonra Müslümanlar çeşitli şehirlerde haklı
olarak isyan ettiler netice itibariyle şapka, kafirin nişanesi ve
malıydı. Buna karşılık devrin hükümeti Şapkaya karşı ayaklanan müslüman halka sert şekilde müdahale etmişti. Hukukla yakından uzaktan alakaları olmayan İstiklal mahkemeleri Anadolu’da
şapka aleyhtarlarını zalimane cezalandırdılar. İdamlar ve ağır hapis cezaları
bir İngiliz şapkası uğrunaydı…
Atıf Hoca meselesi
Atıf Hoca, 9 Aralık 1925’te tutuklandı. İlk seferinde Giresun’da mahkemede beraat etti. Çünkü Şapka aleyhine yazdığı Frenk Mukallidliği ve Şapka isimli risalesi kanundan önce çıkmıştı. İkinci defa Ankara’da muhakeme edildi. Bu seferde 1 kasım 1925’den önce yani Şapka kanunun 1,5 sene önce yazdığı kitap sebebiyle idam cezası verildi. kanun geçmişe götürüldü ve Atıf hoca bu sebeple idam edildi.
Atıf Hoca Teali-i İslam
Cemiyeti başkanıydı. Anadolu’da pek çok yere şube açmışlardı. Cemiyetin maksadı
Halka dini öğretmek, kötülükten sakındırmak, yardım etmekti. Bu cemiyet ‘dinsizlik
yapanları, saltanata karşı çıkanları kınayan beyannamelerde yayınlamışlardı’. Kemalistler,
Atıf hocanın başkanlığını yaptığı cemiyetten çıkan bir beyannameye dayanarak:
‘isklipli Atıf milli mücadele karşıtıdır, düşmanla savaşmayın demiştir, İngiliz- yunan sevici bir vatan hainidir. Hain
olduğu içinde asılmıştır’ demektedirler.
Hakikate bakalım…
Atıf hoca düşmanın ülkeden çıkarılmasına karşı değildi. Donanmanın destekçisi olmuştur. Bu yüzden Donanma cemiyeti
kendisine takdirname göndermiştir. Yunan ve İngiliz taraftarı/ajanı denen İskilipli
Atıf, başkanlığını yaptığı cemiyetten çıkan resmi ve ilk beyannamede ‘Yunan’ın
İzmir’i işgaline karşı halkı cihada çağırarak, en sert tepkiyi vermiştir’.
Kemalistlerin yunan uçaklarından atıldığını söyledikleri beyannameye gelecek olur
isek ‘cemiyet üyeleri bu beyannamenin yayınlanıp yayınlanmaması hususunda
ihtilaf etmişti. Atıf Hoca bu beyannamenin yayınlanmaması taraftarıydı.
Bu beyannameye karşı çıktı nitekim beyannamede Atıf Hoca’nın imzası yoktur.
Netice olarak bu beyanname ‘resmi bir beyanname değildir’. Atıf hoca bu
beyannamenin yayınlanmasına engel olmaya çalışmıştır. Çabalarına rağmen beyanname imzasız mühürsüz
dağıtılmıştır. Atıf Hoca ise ‘beyanname
aleyhine vakit gazetesinde yazı yayınlamıştır. Gazetede ‘teali-i islam
cemiyetinin imzasız mühürsüz bir beyannamesi olamaz’ demektedir.
Bütün bunlara rağmen Kemalistler
şapka yüzünden asılmadı diyorlar. Kemalistler Türklükle bir ilgisi olmayan
İngiliz şapkasını savunmak adına Osmanlı’nın fesini yunan fesi ilan ediyorlar. Şimdi
size soruyoruz. Osmanlı Fesi yunan fesi olsa bile ‘bu İngiliz şapkasını
masum yapar mı?’….
25 Kasım 1925’te
çıkarılan 671 sayılı kanunla bütün halk şapka giymeye mecbur edildi. İstiklal
mahkemesi 1925 sonbaharı itibariyle hemen olaya el attı. Seyyar mahkemeler şehir
şehir gezdiler. Anadolu Müslüman halkına Şapka takmaları noktasında telkinlerde
bulunuyorlardı. Şapka aleyhine yapılan protestoları ağır şekilde bastırıyorlardı.
Bu istiklal mahkemelerinde verilen cezalar hukuki açıdan hiçbir zaman izah
edilememiştir. Şapka kanununa muhalefetten kaç kişi telef oldu bunu kesin
olarak bilemiyoruz. Fakat bu kanun sebebiyle birçok muhalifin idam edildiği ağır
cezalara çarptırıldığı inkar edilemez bir gerçektir.
Atıf Hoca şapka kanunu sebebiyle
asılmadı diyen Kemalistlerde zerre kadar vicdan yoktur. Hadi diyelim ki
Şapka kanunu yüzünden Atıf Hoca asılmamış olsun. Peki muhtelif şehirlerde Şapka
yüzünden asılanlara, ağır hapis cezalarına çarptırılanlara ne diyeceksiniz? Bunları da mı inkar edeceksiniz?...
Yorumlar
Yorum Gönder