Sultan İbrahim İpşir paşanın hanımını istemiş(miş)

 

Marsilyalı türk milliyetçisine ve ahkam kesen diğer zavallılara

Osmanlı düşmanları, Osmanlı aleyhine nerede bir satır bilgi görseler ‘koşulsuz şartsız’ kabul ederler. Bu içler acısı bir durumdur. Bu cahiller, tarihi bir meselenin sıhhati noktasında Halil İnalcık ve İ. Hakkı gibi kimselerin dudakları arasına bakarlar. Böyle yapmakla doğru olduklarını düşünüyorlar. Peki bu tarihçiler yanılamazlar mı? Bunlar hata yapamazlar mı? Elbette ki yaparlar. Nitekim yapmışlardır.

Cahil Osmanlı düşmanlarına soruyoruz? Tarihi kaynaklara ulaşmak okumak noktasında tek adam bunlar mıdır? Başka kimse belge, bilgi okuyamaz mı? Sürekli sorgulayın sorgulayın diyen siz aptallar, Osmanlının aleyhine gelen haberi niye sorgulamıyorsunuz? Sorgulamıyorsunuz çünkü siz önce islam düşmanısınız, sonra islamla yönetilen Osmanlıya düşmansınız.  

şimdi size soruyoruz;

Osmanlıda padişahlar içki içerdi diyen “tarihçilerin” her sözünü kabul edebilir misiniz? “evet kabul ederim” diye bir şey söyleyebilir misiniz? Biraz aklınız varsa böyle bir şeyin sizi zora sokacağını bilir ve kabul etmezsiniz. Peki her sözüne itibar etmediğiniz kimselerin Osmanlı aleyhindeki sözlerine neden balıklama atlıyorsunuz? Nihal atsız "padişah içmiştir" dediğinde kabul ediyorsunuz da nihal atsız atatürke hakaret edince niye kabul etmiyorsunuz? 

İdris-i bitlisinin tarihine bakıp Yavuz’un 40.000 kadar aleviyi katlettiğine inanılabilir mi? Belge okuyabilen, lisan bilen, ekranlar karşısında tarih ilmine uygun bir şekilde ‘arşive’ dayanıp konuşan ve İdrisi bitlisinin bu rakamı abarttığını ortaya koyan Prof. Dr. Tufan Gündüz’e itiraz edilebilir mi? itiraz edebilir misiniz? Asla edemezsiniz. 

Osmanzade taib’i kaynak gösteren, Osmanlı padişahları şöyle içerdi, böyle içerdi diyen bir kimseye kim itibar edebilir? Ancak sizin gibi cahiller itibar ederler. Prof. Dr. Tufan Gündüz neden arşive girdi de bu kadar araştırma yaptı. Ne güzel elinde İdris-i bitlisinin tarihi vardı. Açar oradan okurdu, ‘işte hakikat budur’ derdi. elbette ki bunu yapması doğru olmazdı. Peki ahmaklar (Osmanlı düşmanları), bunu bildiğiniz halde, Neden “evliya çelebi vs. tarihçileri kaynak gösterip” sultan ibrahime iftira atıyorsunuz? Mesele bu kadar basit midir? Tarihçi, bu kadar sene boş yere mi okuyor? İşte kitaplarda her şey yazıyor. Çevirelim ortaya koyalım. Tek kaynak yeterlidir, başka kaynaklara başvurmak lüzumu nasıl olsa yoktur. böyle mi demek istiyorsunuz? ‘APTALLAR”

Meselemize dönecek olur isek;

Osmanlıya söven ve Türk milliyetçisi olduğunu iddia eden bir zavallı “sultan İbrahim, İpşir paşanın hanımını kendisine istemiş” diye propaganda yaptı. Kaynak olarak “uzunçarşılı ve evliya çelebiyi” gösterdi.

Varvar ali paşa isyanı..?

Cumhuriyet sevdalısı Osmanlı düşmanlarının gözdesi Murad bardakçı bir makalesinde bu isyanı nakledip ‘bu hadisenin doğruluğuna inanmadığını” beyan ediyor. özet olarak şöyle yazmaktadır: “İstanbuldan sivasa memur gönderilip Sivas valisi Varvar ali paşadan 30 bin kuruş para istenmişti. Ali paşa, para olmadığından memuru eli boş olarak İstanbula gönderdi. Padişah İbrahim bu sefer sivasa memur gönderip ‘ibşir paşanın nikahlı karısını’ fermanla istedi. Varvar ali paşa isyan etti. Sultan İbrahim İbşir paşayı, isyanı bastırmak için Ali paşanın üstüne gönderdi. İbşir paşa, Ali paşayı yakalayınca ‘padişahın kendi karısını istediğini öğrenmişti’ buna rağmen Ali paşayı öldürdü."

Dia’nın ansiklopedisindeki varvar ali paşa maddesinde “İpşir Mustafa Paşa’nın Sivas’ta bulunan nikâhlı karısı Perihan Hanım’ın Sultan İbrâhim’e takdim edilmek üzere İstanbul’a gönderilmesi emrini geri çevirdi (Kâtip Çelebi, s. 1016).” Şeklindeki satırları görüyoruz. Fakat fezleke’de ‘Sivas’da İbşir’in menkûhasını dahi istediler’ satırından başka bir şeye rastlanmaz. İbrahime takdim olunması kısmı fezleke de geçmez. Varvar ali paşa maddesi yazarı Ahmet bey bunu fezleke de varmış gibi göstermiştir.  

Haluk Gökalp tarafından yazılan ‘Çobanlıktan Valiliğe, Valilikten Asiliğe: Varvari Ali Paşa ve Makalat-ı Varvari’ isimli makalede ise İsmail hakkı uzunçarşılının eseri kaynak gösterilerek ‘ibşir paşanın karısının sultan İbrahim tarafından istenildiği’ söylenir. Fakat Uzunçarşılının eserinde böyle bir bilgi yer almaz. Uzunçarşılı 3. cilt buradaki linkten indirip kontrol edebilirsiniz. Bunun bir dedikodu ve kurmaca olduğu aşikardır.

Evliya çelebi kitabında diyor ki “bir gün I. Ahmed, çocuklarına “benim için Giriti alacak mısınız diye sormuş, çocuklarda tahtta oturan babaları yanına gitmiş onun ‘cinsel organına’ yapışmış şakalar yapmışlar. Bu çocuklar arasında şehzade ibrahimde vardır. Evliya çelebi bunu uydurduktan sonra ‘ibrahim, babasının cinsel organıyla şakalaştı, bu sebeple cinsel ilişkiye düşkün” olduğunu söyler. Aynı Evliya çelebi Padişahın ipşir paşanın karısını fermanla istediğini söyler. Böyle bir şey mümkün olamaz. Evliya çelebi tek başına kaynak olarak gösterilemez.

Kulaktan dolma bilgilerle, dedikodularla, araştırmadan bilmeden Osmanlıya saldırmak ahmaklıktır. Büyüğümden işittiğim bir sözle yazıyı bitireyim. “evladım, osmanlıya hakaret edenlerin soyunda muhakkak karışıklık vardır


Türk milliyetçisi olduğunu söyleyip, Türk devleti Osmanlı'ya haksız yere söven kemalistin feryadı.


Tek bir harfini dahi değiştirmediğim halde çırpınmaya devam ediyor. 






Yorumlar

Popüler Yayınlar